image

PeyamaKurd - Dünyaca ünlü fizikçi ve yazar Stephen Hawking 76 yaşında hayatını kaybetti.

Stephen Hawking, Cambridge Üniversitesinde öğrenciyken yakalandığı motor nöron hastalığı Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) nedeniyle vücudunun neredeyse hiçbir kısmını kullanamıyordu, ancak kendisi için özel olarak geliştirilen bir bilgisayar sistemi ile iletişim kuruyordu.

Araştırmaları 40'ın üzerinde dile çevrilen Hawking, bilim çevrelerinde Albert Einstein'dan sonraki en büyük deha olarak görülüyor. Ünlü İngiliz bilim adamı Hawking, kuantum fiziği ve kara delikler üzerine yaptığı geniş kapsamlı çalışmalarla tanınıyordu.

Hawking’in ölümünü aile sözcüsü açıkladı. İngiliz Sky News kanalında yayınlanan bir açıklama ile de çocukları haberi doğruladı. Açıklamada, “Sevgili babamızın bugün aramızdan ayrılmasından dolayı derin üzüntü içindeyiz. Harika bir bilim insanı ve olağan dışı bir insandı. Çalışmaları ve mirası yallarca hayatta kalacak. Cesareti, dayanma gücü, zekası ve mizah anlayışı ile dünyanın dört bir yanında insanlara ilham verdi. Bir keresinde, ‘Evren içinde sevdiklerinizin yaşadığı bir yuva olmasaydı evren olmazdı’ demişti. Onu ebediyen özleyeceğiz” ifadeleri yer aldı.

Hawking, amyotrofik lateral skleroz ALS hastalığına 21 yaşında yakalandı. Motor nöronların zamanla öldüren ve sinir sistemini felç eden hastalık Hawking'i tekerlekli sandalyeye bağladı. Ünlü fizikçi sesini de yitirmesi üzerine yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde iletişim kurabildi.

Stephen Hawking, 2013’te de hayatını paylaştığı “Benim Kısa Tarihim” kitabını yayımladı. Hawking otobiyografisinde, ALS teşhisi konduktan sonraki duygularını “Bunun adil olmadığını hissettim. Bu niye benim başıma gelmişti. Daha içimdeki potansiyeli keşfetmeden hayatımın sona erdiğini düşündüm. Ama şimdi 50 yıl sonra hayatımdan oldukça memnunum” cümleleriyle anlatmıştı.

76 yaşında hayata gözlerini kapayan Stephen Hawking'in hayatı 2014 yapımı The Theory of Everything (Her Şeyin Teorisi) isimli filmle beyaz perdeye yansıtılmıştı.