image

PeyamaKurd - II. Dünya Savaşı’nda atom bombasıyla yerle bir edilen Hiroşima ve Nagasaki’den sonra dünya tarihine en büyük katliam olarak geçen Halepçe Katliamı’na katılan bir pilotun dönemin Cumhurbaşkanı Celal Talabani talimatıyla serbest bırakıldığı ortaya çıktı.

Saddam rejim uçaklarını kullanarak Halepçe’ya zehirli bombalar atan Türkmen Tarık Ramazan isimli pilotun, 2008 tarihinde YNK tarafından serbest bırakılmasına tepkiler yıllar geçmesine rağmen dinmiyor.

Halepçe Katliamı’nın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi acılar tazeliğini koruyor. 5 bininin üzerinde Kürt sivilin katledilmesi, yüzlerce kişinin zehirli gazlardan ötürü yaralanması ve onlarca çocuğun sakat doğması Halepçe halkının yaralarının hep taze kalmasına yol açıyor. Şu ana kadar Irak devletinin yaşanan katliama ilişkin bir özür dilememesi, Halepçe mağdurlarının maddi ve manevi tazminatların ödenmemesi de cabası.

Halepçe’nin bombardımanına bizzat katılan dönemin Irak ordusunda görevli Türkmen pilot Tarık Ramazan’ın serbest bırakılması hala hafızalarda canlılığını koruyor.

Halepçe Katliamı’na katılanTürkmen asıllı  Tarık Ramazan isimli pilot  2005 yılında YNK asayişi tarafından Kerkük’te yakalanmıştı. Süleymaniye’deki cezaevine nakledilen

Tarık Raman’ın 2 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldığı belirtiliyor. Dönemin Süleymaniye Asayiş Genel Komutanı Serkevt Hasan Nuri, Tarık Ramazan’ın serbest bırakılmasının asayişin tasarrufunda olmadığını, bu konuda daha fazla ayrıntı veremeyeceğini halkın bunun peşine düşerek öğrenmesi gerektiğini söylemişti.

Halepçe Katliamı’na katılan ve daha sonra serbest kalan Tarık Ramazan ise bir röportajda YNK Genel Sekreteri Celal Talabani’nin özel kararı ile serbest kaldığını açıklamıştı.

‘Saddam Hüseyin rejimi yıkılınca Kerkük’e gelmişti’

Röportajda Ramazan, 1958 yılında Türkmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini, 1978 yılında Irak ordusunda pilot olarak göreve başladığını söylüyor. F-1 uçakları üzerine özel eğitilmek üzere 1982 Fransa’ya gidiyor. 1991 yılına kadar Irak ordusunda  pilot olarak görev yapıyor. Uzun süre gözden kaybolan Tarık Ramazan, 1996 yılında gazetelere ‘insanlık üzerine’ makaleler yazmasıyla yeniden adını duyurdu. 2003 tarihinde Saddam Hüseyin rejiminin yıkılması ile birlikte İngiltere’de Parsons Özel Güvenlik Şirketi’nde çalışmaya başlıyor. 5 Şubat 2005 yılında YNK asayişi tarafından Kerkük’te askeri bir hava üssünde yakalanıyor.

‘ABD’li pilotun bildirmesiyle yakalanıyor’

Tarık Ramazan’ının röportajında verdiği bilgiye göre; Kerkük Askeri Hava Üssü’nde görevli kaptan Shane isimli ABD’li bir pilotun Süleymaniye asayişine bildirmesi ile yakalanıyor. 

Eski pilot Tarık Ramazan, 18 ay Süleymaniye’de bir cezaevinde tek kişilik hücrede tutulduğunu, daha sonra Kanî Goma cezaevine nakledildiğini belirtiyor.

‘Başta serbest kaldığıma inanamadım’

Tarık Ramazan’ının anlattığına göre, Anklot isimli İngiliz bir subay olan arkadaşı Kanî Goma cezaevinde kendisini ziyaret ederek, dönemin Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin Süleymaniye asayişine verdiği özel talimatla serbest kalacağını aktarıldığını belirtiyor: “İlk önce serbest kalmış olabileceğime inanamadım” diyen Halepçe Katliamı’nın suçlularından pilot Tarık Ramazan, daha sonra asayişin kendisine eşyalarını alarak bir an önce kaybolmasını istediğini sözlerine ekliyor.

‘Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin özel kararı ile serbest kaldı’

Başına bir şey gelmesinden korkan Türkmen pilot, Irak Cumhurbaşkanı tarafından serbest bırakıldığına dair yazılı bir belge isteğini ancak bu talebinin reddedildiğini belirtiyor. 28 Ekim 2008 tarihinde Celal Talabani’nin özel kararı ile serbest bırakıldığını dile getireren Ramazan, “Ben tutuklanmadım kaçırıldım, Irak Cumhurbaşkanı’nın özel kararı ile de serbest kaldım” şeklinde konuşuyor.

NewYork Times gazetsinde Arewan Ethem’e konuşan Süleymaniye Asayiş Genel Komutanı Serkevt Hasan Nuri ise, Halapçe’deki kimysal saldırıya bizzat katılan Tarık Ramazan isimli pilotun Ürdün’e kaçtığını oradan da İngiltere’ye geçtiğini söylemişti.

Halepçe halkı öfkeli

Kürtlerin katledilmesinde parmağı bulunan bu kişinin serbest bırakılması Halepçe Katliamı’nın mağdurları tarafından büyük bir öfkeyle karşılanmıştı. Şu ana kadar hiçbir Kürt ve Irak hükümet yetkilisinin konuya açıklık getirmiş olmaması Kürt kamuoyunun vicdanını sızlatıyor.  Halepçe halkı yakınlarının katili olan Iraklı pilot Tarık Ramazan’ın neden serbest bırakıldığının hesabının sorulması gerektiğini ve suçluların bulunması gerektiğini düşünüyor.

‘YNK bir açıklama yapmalı’

Konu hakkında BasNews’e konuşan İnsan Hakları aktivisti Rêbîn Rehîm, Halepçe Katliamı’nın yıldönümünde “Bu insanlık suçuna karışmış olan Tarık Ramazan’ı kim neden serbest bıraktı?” sorusunun sorulması gerektiği görüşünde.

Rêbîn Rehîm, YNK’li yetkililerin eski pilotun neden serbest bırakıldığını kamuoyuna açıklaması ve  ifadesinin dosya haline getirilerek hakkında dava açılması gerektiğini söylüyor.

‘Suçluları yakalayacak bir irade yok!’

Halepçe Katliamı’nın mağdurlarından Erbil Gazeteciler sendikası Başkanı Eyad Kakeyî’ye göre Tarık Razaman ve Wefiq Samarayi insanlık suçu işledi ve Uluslararası Yüksek Ceza Mahkemesi’nde bir an önce yargılanmalı. Eyad Kakeyî’ye  göre bu insanlık suçuna bulaşan ve tespi edilen kişilerin hakkında İnterpol’den kırmızı bülten çıkarılmamış olmazı büyük bir yetersizlik.

Wefiq Samarayi Irak devrik diktatörü Saddam Hüseyin döneminde Irak Ordusu İstihbarat Şefi görevini yürütüyordu. Samarayi’nin Enfal ve Halepçe Katliamı’nda bizzat rol üstlendiği bildiriliyor. Saddam Hüseyin sonrası Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’ye danışmanlık da yapan Wefiq Samarayi şimdi İngiltere’de Londra’da yaşıyor.

Herwiha Kakeyî konu hakkında tepkisini şöyle dile getiriyor: “Suçluluları yeri tespit edilebilir. Kırmızı bülten çıkartılarak yakalanabilir. Ancak onları yakalamaları için uluslararası mercilere başvuracak, yargı önüne çıkaracak bir irade yok! Irak hükümeti Tarık Razaman’ın bulunması için Kürdistan Bölgesi’ne destek olmalı.”

16 Mart 1988’de Saddam Hüseyin’in başkanlığındaki Baas rejimine bağlı savaş uçakları Duğu Kürdistan’a sınır Güney Kürdistan’ın Halepçe kentini kimyasal silahlarla bombalamış, resmi kaynaklara göre çoğunluğu kadın ve çocuk 5 bin Kürt vatandaşı şehit düşmüştü. Yüzlerce insan sakat kalmış, çok sayıda çocuk ailesinden kopmuş, aileler dağılmıştı.

Sadece talimatı veren idam edildi

Baas rejimi yıkıldıktan sonra Saddam Hüseyin ve Hasan Ali Mecid, katliamından yargılandı. Bu sırada ‘Duceyl Katliamı’ndan dolayı ölüm cezasına çarptırılan Saddam Hüseyin, asılarak idam edildi. Mecid ise, “İnsanlığa karşı suç işlemek ve soykırım” suçlarından yargılandığı davada 24 Haziran 2007’de ölüm cezasına çarptırıldı. Mecid’in cezası, 25 Ocak 2010’da infaz edildi.

Mecid’in idam kararının imzalandığı kalem ve asıldığı ip Halepçe’deki müzede sergileniyor.

Basnews