image

PeyamaKurd - HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, tepki çeken 2021 öğretmen ataması ile ilgili Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

MEB’in 5 Mart tarihinde açıkladığı 2021 yılında ataması yapılacak 20 bin sözleşmeli öğretmen içerisinde “Yaşayan Diller ve Lehçeler” bölümünde 2'si Kurmancî, 1'i Dimilkî (Zazakî) olmak üzere sadece 3 Kürtçe öğretmeni yer almıştı.

Ziya Selçuk, Türkiye’de Türkçenin ardından en yaygın konuşulan dilin Kürtçe olduğunu, atamalarda Kürtçe için yalnızca 3 kişilik kontenjan ayrılmasının gerekçesini soran İpekyüz’ün soru önergesine yanıt verdi.

“Selçuk: İhtiyaç, illerin doluluk oranına göre dikkate alınıyor”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk verdiği yanıtta şu ifadelere yer verdi:

“Eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı Bakanlığımıza kullanım izni verilen öğretmen kadroları çerçevesinde karşılanabilmektedir. Kontenjanlar ise öncelikle öğretmen istihdamında güçlük çekilen ve kalkınmada birinci derecede öncelikli yöreler olmak üzere, ihtiyaç olan alanlarda illerin doluluk oranları dikkate alınarak belirlenmektedir.”

Selçuk, 2021 yılında Yaşayan Diller ve Lehçeler (Kürtçe-Kurmançi) 2, Yaşayan Diller ve Lehçeler (Kürtçe-Zazaki) alanına 1 öğretmen olmak üzere toplam üç atamanın yapılacağını belirterek “MEBBİS veritabanı kayıtlarına göre Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarında Yaşayan Diller ve Lehçeler (Zazaki, Kurmançi) alanında 76 öğretmen görev yapmaktadır” dedi.

“İpekyol: Kürtçeye toplumsal talep çok fazla, lütfa dönüştürülmemeli”

Ziya Selçuk’un soru önergesine verdiği yanıtı değerlendiren HDP’li İpekyüz ise, yanıtın dolaylı yoldan iktidarın Kürtçeye ilişkin bakış açısını yansıttığını belirterek, “Bu inkarcı, asimilasyoncu politikaların bir yansıması. Ne zaman ki süreç bozulduktan sonra her şey geriye gitti. Geçen yıl 1 kişi atamışlardı, bu yıl 3 kişi. Bu dalga geçmektir. Özendirilmesi, geliştirilmesi ve desteklenmesi lazımken bunların hiçbirini göremiyoruz. Bu yanıtı verdiklerinde bir mahcubiyet olması lazım. Mahcubiyetten önce lütfa dönüştürmüş gibi 3 kişi atadık diyorlar” dedi.

Öte yandan İpekyüz, Türkiye’de şuan Kürtçe’ye yönelik olarak toplumsal talebin büyük olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Şu an büyük bir toplumsal talep var ama bu lütfa dönüştürülüyor. Burada en mantıklı şey bir topyekun tekrar demokratikleşme, özgürleştirmedir. O zaman insanlar daha özgür bir şekilde başvuracaklar ve okuyacaklar. Bugün kamunun da Kürtçeye ihtiyacı var. Kamuda polisin de doktorun da hemşirenin de ciddi bir nüfus bu şekildeyse bu dili öğrenip çalışması lazım.”