image

PeyamaKurd - Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Kandil'in zamanlaması bizim için önemli. Yakın zamanda bunu göreceksiniz. Ne zaman geleceğimizi niçin söyleyeyim” ifadelerini kullandı.

Soylu, Türkiye’de katıldığı ‘EnineBoyuna’ adlı bir televizyon programında soruları yanıtladı.

‘Niçin söyleyeyim?’

Soylu, “Türkiye tek ayaklı bir dış politika ortaya koymuyor. Dengesini iyi kuruyor, geleceğe ait iyi bir yatırım ortaya koyuyor. Amerika ve diğer paydaşların hemen hepsinin etrafındaki coğrafyada var olan sebepler. Enerjiden, ucuz insana kadar kendine ait politikası var. Bunu yok göremeyiz” ifadelerini kullandı.

Bilek güreşinin içerisinde olduklarını belirten Soylu, “Biz had bildirilen bir ülkeydik. Hadi girseydin Afrin'e. Afrin'e girdik. Şimdi Kandil meselesi. Zamanlaması bizim için önemli. Yakın zamanda bunu göreceksiniz. Ne zaman geleceğimizi niçin söyleyeyim” diye konuştu.

Türkiye’nin küresel siyaset dengelerini aştığını kaydeden Soylu, “Biz bir ara geliyoruz dediğimizde kaçtılar. Kandil bizim için haptır. Sadece zamanı var. Orada çocukları yazıyorlar. Orada bir PKK kadrosu var. O bizim işimiz.

‘HDP seçmeni’

Soylu, “5 milyona yakın HDP seçmeni var. HDP, PKK'nın siyasi uzantısı olmadığını maalesef ortaya koyamıyor. PKK ile arasında çizgi çekemiyor. Bütün bunlara rağmen bu kadar insan, 5 küsur milyon insan hala bu partiye destek veriyorsa, çözüm ne?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Ayıramadığınız şey şu. Bunu tespit için söylüyorum. HDP'nin tek ayaklı seçmeni yok. İki ayaklı seçmeni var. HDP'li var CHP'ye oy vermek istemiyor. HDP'li var MHP'ye oy vermek istemiyor. HDP'li var AK Parti'ye oy vermek istemiyor. Bir kısım iktidar muhalifi, protest, Kürt ve AK Parti'den hoşlanmıyor.

Örneğin Diyarbakır'ın merkezinde 150 metre 220 metre karelik çok lüks dairelerde oturup, o şehrin bütün ve Türkiye'nin bütün gelişmişlik kategorisinden istifade eden, PKK'yı uzaktan bakıp 'keşke olmasaydı' deyip HDP'ye oy verenler var. Bir de PKK'lı olup oy veren var. Birisi protest, iktidar muhalifi birisi de kör kütük PKK ne talimat verirse o anlayışı ortaya koyuyor.

Görüldü ki, eğer hizmet yapılırsa, insanlara uzanılırsa. Mesela Ağrı ve Şırnak, Bitlis örneği var. İyi adamları koyduğunuz zaman, uzun erimli hizmeti götürdüğün zaman, o insanlara dokunduğunda, Ben Çukurca'ya gittim. Çukurca'daki ana okulu İstanbul'un birçok yerinde yoktur.”