image

PeyamaKurd - Sedat Peker'in itiraflarının ardından başlayan gündem giderek toplum içine nüfuz ediyor. Gerek parti liderleri gerekse iktidar kanadı söz konusu açıklamalara yönelik gündem oluşturuyor. Peker’in itiraflarına ilişkin açıklamalar ise peş peşe geliyor.


“Kılıçdaroğlu: Devleti mafyaya teslim eden Erdoğan’dır"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Grup toplantısında söz konusu gelişmelere ilişkin iktidara seslenerek "Ne farkınız var mafyadan? Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti için bir milli güvenlik sorunudur. Devleti mafyaya teslim eden Erdoğan'dır" dedi.

"Mafyanın satın aldığı bir siyasi iktidar, mafyanın talimat verdiği, talimatı koşulsuz yerine getiren bir siyasi iktidar. Mafya da çöküyor, siz de çöküyorsunuz. Sizin ne farkınız var mafyadan? "Eğer Erdoğan 'Her şeyin sorumlusu benim' diyorsa devleti mafyaya teslim eden de O'dur. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti için artık bir milli güvenlik sorunudur.

Vakit veda vaktidir artık tamam. Haydi Erdoğan vakit tamam, seçim zamanıdır şimdi bu zamana. Allah'ını seversen seçimden kaçma, artık kaçma kardeşim. Korkunun ecele faydası yok. Haydi Erdoğan, er meydanında bekliyorum seni, zaman sandık zamanıdır. Milletten korkma, yakışmaz bize korkaklık. Gel kardeşim seçimi yap, sandığı koy, milleti namusuyla birlikte aydınlığa çıkaralım."


"HDP: Kürt sorununun inkârı ve güvenlikçi politikalardır. Kürt düşmanlığıdır"

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Buldan, mafya-siyaset ilişkisine değinirken, seçim sandığının erken kurulmasına çağrı yaptı.

“Patates soğan dağıtımına kadar her şeye karar veren tek adam, tüm bu yaşananlardan bilgim ve haberim yoktur diyemez! 90’ların faili belli cinayetleri, AKP dönemindeki Roboski katliamıdır. Sur’daki, Cizre’deki, Nusaybin’deki vahşettir. Suruç ve Gar katliamlarıdır.

Susurluk'un tuğlalarından Saray yaptılar ve oradan yönettiler her şeyi. Karşımızdaki yapı Kürtlerle, Alevilerle, kadınlarla, gençlerle, demokrasi ve barış isteyen herkesle mücadele etmek, tüm toplumu susturmak, sindirmek için ittifak kurmuştur.

Tarih 3 Kasım 1996. Susurluk kazasıyla mafya-devlet-siyaset ittifakının suç ortaklığı ortaya saçılmıştı. Susurluk’ta devlet içinde kurulan devlet ve 90’larda Kürt halkına karşı işlediği insanlık suçları bir bir deşifre olmuştu. 28 Şubat darbesiyle Susurluk’un üzerini apar topar kapattılar. Oradaki tuğlaya dokunmadıklarını hepimiz hatırlıyoruz.

Yıl 2021. Çeyrek asır sonra Türkiye, AKP-MHP iktidarında bir kez daha siyaset-bürokrasi-mafya ilişkileriyle ve ürettiği suç karanlığıyla karşı karşıyadır. Nedeni bellidir: Susurluk’tan bugüne uzanan çete örgütlenmelerinin dayandığı en önemli zemin, Kürt sorununun inkârı ve güvenlikçi politikalardır. Kürt düşmanlığıdır.”


“Babacan: 90’lara bile rahmet okutuyorsunuz”

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamayla gündemi değerlendirdi. Babacan, Sedat Peker'in açıklamalarına ilişkin, Erdoğan’ı hesap vermeye davet etti.  Babacan şöyle devam etti:

“Her evde, her sokakta, her köşe başında bu vahim iddialar konuşuluyor fakat her konuda açıklama yapma gereği duyan sayın Cumhurbaşkanı tek bir kelime dahi etmiyor. Tek bir savcı dahi soruşturma başlatmıyor. Daha evvel ‘Ülkemizi 90’ların karanlığına son sürat götürüyorsunuz’ demiştim. Siz bugün 90’lara bile rahmet okutuyorsunuz.

Ortalama bir demokraside sadece bir tanesi bile hükümetleri sallamaya yetecek kadar vahim olan iddialar toplumun önüne saçılıyor. Fakat ülkeyi yönetenler ya sessiz kalmayı tercih ediyorlar ya da her zamanki gibi birtakım ezberlere sığınıp konuyu sulandırmaya çalışıyorlar. Devlet vakarıyla iddialara cevap vermek yerine, devletin bekası söyleminin arkasına sığınarak insanların aklıyla alay ediyorlar. Her başları sıkıştığında ‘dış mihraklar’ masalı anlatmanın kâr etmediğini göremeyecek kadar da milletten kopmuş durumdalar.”


“Gelecek Partisi: Soylu hesap vermek yerine kendini kurtarma derdinde”

Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Davutoğlu bizi dinledi” iddialarına Gelecek Partisi’nden yanıt geldi.

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, “Süleyman Soylu hesap vermek yerine kendini kurtarma, gündemi saptırma derdinde" dedi.

Özcan, "Sayın Genel Başkanımız hakkındaki tüm iddiaları, yalan ve iftiradır” ifadelerini kullandı.


“İYİ Parti: Bunlar aile olmuşlar, birbirlerine taş atıyorlar”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Sedat Peker'in iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada "Sayın Soylu'nun da soruşturmanın selameti açısından kendi isteğiyle soruşturma sonuçlanana kadar görevinden ayrılması partisi geleceği, çok sevdiği sayın Cumhurbaşkanının seçimi açısından elzemdir" dedi.

Sedat Peker bir şeyler iddia ediyor. Ortak noktası kokain ve kaçakçılık. Bu çok vahim, bir savcı bile harekete geçmez mi? İddiaların ortak noktası, kokain ve kaçakçılık. Bir savcı bile harekete geçmez mi?

Bunlar aile olmuşlar, birbirlerine taş atıyorlar. Bugün ortaya saçılan bu iddialar, bu isnatlar neyse adam gibi araştırılmazsa, doğru dürüst soruşturulmazsa zaten seçilemeyecekti Sayın Erdoğan ama bu sefer gerçekten Abbas yolcu olur.

MHP: Hiç kimse İçişleri Bakanı'nın boynuna tasma geçiremeyecek”

MHP lideri Devlet Bahçeli, Sedat Peker'in Türkiye İçişleri Bakanı Soylu'yu hedef alan videoları hakkında "Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı'nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna da hiçbir alçağın gücü ve nefesi yetmeyecek" dedi.

“Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı'nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna da hiçbir alçağın gücü ve nefesi yetmeyecek. Yine hiç kimse Türk Silahlı Kuvvetleri'nin onurlu komuta heyetine çamur atamayacaktır.

Terörle mücadelede destan yazan bir hükümetin, kahraman TSK'nın ve İçişleri Bakanının yalnız olmadığını özellikle ve önemle ifade ediyorum. Türkiye'nin gündemi video kayıtlarıyla ele alınamaz. Sosyal medya iftiralarıyla ele geçirilemez. Türkiye'nin gündemi Binali Yıldırım'ı evladı ile birlikte töhmet altında bırakmak, uyuşturucu ticareti ile ilişkilendirmek tek kelime ile müfteriliktir.