image

PeyamaKurd - Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık döneminde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunduğu teklif ve gelişen olaylara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Katıldığı Youtube kanalında Hadi Özışık’ın sorularını yanıtlayan Davutoğlu, başbakanlık döneminde savunduğu başkanlık sistemi ile Erdoğan’ın uyguladığı başkanlık sistemi arasındaki farka dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:

“2014'te ben Sayın Cumhurbaşkanına baş başa görüşmelerde parlamenter sistem daha uygun dedim. Hatta şunu da teklif ettim kendisine... 'Parlamenter sisteme geçelim' ben kongrede görevi size teslim edeyim, bütün yetkiler sizde olarak başbakanlık yapın. Ben öyle bir konjoktürde başbakanlığı güçlendirecek bir şeyi savunuyor olmaya devam etseydim Cumhurbaşkanına karşı şahsi bir hesap içine girdiğim gibi bir vehim oluşacaktı. Bunu yapmadığım halde bile bu fitneyi çıkaranlar en sonunda Cumhurbaşkanı ile benim de aramı açtılar.”

Erdoğan ile o dönem yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulunan Davutoğlu, “Ben kukla bir başbakan olmam dedim. Gelin Muhalefet ile anlaşıp parlamenter sisteme geçelim, sonra ben size genel başkanlığı tevdi edeyim, seçime gidelim kazanırız. Siz tüm güç elinizde olarak gerçek bir parlamenter sistemin başbakanı olun. Ben de sizin başdanışmanınız olayım. Benim sizinle hiç bir mevki kavgam yok ama bu böyle yürümez dedim” şeklinde konuştu.

“Ben konuşsam AK Parti iktidar yüzü görmezdi”

Davutoğlu açıklamasında, Erdoğan’a sunduğu teklifi işaret ederek, “Güçlü bir başbakanlık olsun tüm yetki sizde olsun ben de tekrar çanta taşıyayım. Hiç önemli değil. Benim makam davam yok” dedi.

Gelecek Partisi liderinin bu sözleri üzerine program sunucusunun “Bütün bunları neden o dönemde kamuoyu önünde söylemediniz” sorusuna karşlılık Davutoğlu, Ecevit örneğini verip şunları söyledi:

“Rahmetli Ecevit, Sezer ile yaptığı kavgayı MGK'da sürdürdü, ne oldu ertesi gün Türkiye krize girdi. Rahmetli Ecevit kötü bir insan mıydı. Dayanamadı içerideki kavgayı dışarıya yansıttı ülke bir türbülansa girdi belini doğrultamadı. Rahmetli Ecevit'te bir daha iktidar yüzü görmedi. Ben içerde verdiğim bu kavgayı dışarı yansıtsaydım, o kervan yürüyemezdi. Bun Cumhurbaşkanı ile aramızda çıkan tartışmaları dışarı yansıtsam zaten AK Parti o zaman azınlık hükümetiydi, bir sonraki seçimde AK Parti iktidar yüzü görmezdi. Biz yapmak için varız yıkmak için değil. Şimdi niye söylüyorum. Çünkü şu anda ülkeyi iyi yönetmediler. Ülkeyi iyi yönetselerdi bugün ben köşeme çekilip kitap yazardım. Bu ülkeye yazık ediyorlar. O gün bana karşı birleşip, kapalı kapılar arkasında beni başbakanlıktan etmek için dümen çevirenler bugün birbirleriyle kavgalı. Hiç birisi de huzurlu değil. Hiç birisi bulunduğu yerden memnun değil ama ben bulunduğum yerden memnunum. Vasfım ünvanım yok ama halkın içine rahatlıkla giriyorum.”

Açıklamasının devamında “Bıraktığım partiyi ben bölmedim. Biz mi kaybettirdik İstanbul'u, Ankara'yı... Biz partiyi bölmedik biz partiden ihraç edildik” diyen Gelecek Partisi lideri, “Türkiye'de AK Parti'nin çöküşü yolsuzluklar sebebiyledir. Şatafatlar sebebiyledir. AK Parti'yi yolsuzlukla mücadale için vardı yolsuzluğun her türlüsünü meşrulaştırdılar. Yoklukla mücadele için vardı yoksulluğu ülkenin kaderi haline getirdiler” diye konuştu.