image

PeyamaKurd - 81 ülkenin dışişleri bakanlarının katılımıyla İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşen IŞİD’le mücadele toplantısında mevkidaşlarıyla görüşen ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ülkesinin Suriye’deki öncelikli 3 hedefini açıkladı.

Pazartesi günü gerçekleşen toplantıda konuşan Blinken, üç hedeften ilkinin “Rusya'yı ‘sınır ötesi’ insani yardıma ilişkin uluslararası kararı ‘uzatmaya ve genişletmeye’ ikna etmek” olduğunu belirtti.

Şarkul Avsat’ta yer alan habere göre, bu hedef, Moskova ve Washington'ın neden gelecek hafta Cenevre'de iki taraftan üst düzey yetkililerin katılımıyla bir toplantı yapma kararı aldıklarını da açıklıyor.

Toplantıya katılacak üst düzey yetkililer arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev ile Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu Koordinatörü Brett McGurk’ün yer alması bekleniyor.

ABD’nin Suriye'deki ikinci hedefinin, Fırat Nehri’nin doğusundaki varlığının tek nedeni olan IŞİD’i ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Blinken, “Birlikte, sahada bize zafer getiren askeri operasyonumuzda yaptığımız gibi, (Suriye’nin doğusunda)  istikrar hedeflerine bağlı kalmalıyız” dedi.

Ayrıca Blinken, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) elindeki 10 bin IŞİD’lı mahkum sorununun çözülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Blinken’in açıklamalarına göre ABD’nin Suriye’deki üçüncü hedefi ise, Suriye'de ateşkesin uygulanmasına devam edilmesi. ABD'li bakan, ateşkesin insan hakları ihlallerini ve tutuklamaların devam etmesini engellemediğini ve mültecilerin geri dönüşüne de katkı sağlamadığını belirtti.

“ABD’nin Suriye’de tasarladığı kapsamlı hedefler”

Blinken toplantıda, eski Başkan Donald Trump’ın Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey liderliğindeki ekibi dönemindeki ‘İran’ın Suriye’den çıkarılması’ gibi geniş kapsamlı hedefler içermeyen yukarıdaki hedeflerin yanı sıra Suriye'de uzlaşıya varılması, barışın sağlanması ve ülkenin yeniden inşası için tek yol olan ‘siyasi çözüme’ ulaşmak gibi uzun vadeli bir hedeften bahsetti.

Sonuç olarak ABD'nin şu anki tutumu, BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Pedersen'in ‘adım adım’ (step by step) yaklaşımını benimseme ve Suriye için uluslararası-bölgesel bir temas grubu oluşturma önerisine uymak değil gibi görünüyor. Sezar Yasası yaptırımlarını ve hesap verebilirlik dosyasını hatırlatarak Arap ülkelerini Şam'la ‘normalleşmeyi’ beklemeye çağıran ABD, bu süreçte birincisi; Cenevre'deki ABD-Rusya Zirvesi’nin yapılmasını, ikincisi; 7 Temmuz’da yapılması planlanan Astana Zirvesi’nin sonuçlarının alınmasını ve üçüncüsü, 10 Temmuz'dan önce BMGK’da yardım kararına ilişkin oylamanın yapılmasını bekliyor.