image

PeyamaKurd - Yarın (1 Ekim) yeni yasama yılı çalışmalarına başlayacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) hareketli günler bekliyor. 

AKP Grubu’nun hazırladığı Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin 1. Yargı Paketi düzenlemeleri meclis gündeminin ilk sırasında yer alıyor. AKP’nin yasa değişikliklerini HDP’ye göndermemesi ise bir manada “demokratikleşme ve yargı reformu” konusundaki samimiyetini ifade ediyor.

Bugün Türkiye medyasında çıkan haberlerde,  “Halen Türkiye’de faaliyet gösteren Kürt partilerine ilave olarak, iktidar destekli yeni bir Kürt partisi projesi, uzun süredir siyasi kulislerde konuşuluyor. Özellikle son birkaç seçime kadar AKP’ye oy veren dindar-muhafazakâr Kürt seçmeni yeniden kazanmayı hedefleyen Erdoğan’ın o nedenle HDP’nin kriminalize edilmesi, yönetici kadrolarının tutuklama, yargılama, mahkumiyet kararlarıyla siyaseten yasaklı hale getirilmesi, bu stratejinin aşamaları” iddiaları yer aldı.

‘Rojava ve Türkiye’de itibarını kaybeden AKP’nin yeni çalışması mı?’ 

İktidarın bu hamlesi, siyaseten bir nebze güç kazanan ve mecliste üçüncü parti konumuna erişen HDP’nin kayyımlar ile incinen kanatlarını tamamen kırmak olarak yorumlanıyor. Hem Rojava hem de Türkiye’de çantada bulunan ‘Kürt planı kartını’ masaya iyi süremeyen Erdoğan ve eşrafı, bu kaybını Türkiye’de siyaseten iyi duruma gelen Kürtleri farklı hamlelerle ayrıştırarak, Kürtler içinde kaybolan eski AKP algısını yeniden tesis etmeyi amaçlıyor.

Söz konusu haber henüz bir iddia durumunda ama bu tarz haberler farklı taraftan okunduğunda ‘Kamuoyunda belirlenen hedef kitle üzerinde algı yoklaması’ olarak da biliniyor. Belki de bu kulis bilgileri bilinçli şekilde sızdırılarak ‘Kürtlerin, iktidar destekli bir partiye nasıl yanıt vereceği’ gözlemleniyor.

‘Öcalan, parti üzerindeki gücünü ve etkisini kaybettiğini biliyor’

Diğer yandan söz konusu yeni Kürt partisinin, Öcalan’ın da destek verdiği, oluşum ortaya çıktığında desteğini bir mektupla kamuoyuna duyuracağı iddia ediliyor.

Öcalan, HDP’yi Kandil’in dışında tutmuyor, Kandil de HDP’yi kendinden özerk görmüyor. Fakat Abdullah Öcalan, parti üzerindeki eski gücünü ve etkisini kaybettiğini biliyor. DBP ve BDP geleneğinden gelen Kürt siyasetçilerin de HDP içinde yer almaması ve çoğunun sürgün yemesi, HDP’yi son dönemde tamamen Türk solu bir parti haline getirdi.

Öcalan’ın, HDP’ye ‘Biz Türkiye partisiyiz’ sloganını kullanması için vermesi ve HDP’nin bu sloganı içselleştirerek farklı bir lokasyona kaymasını hesap edemeyen Öcalan’ın, yeni bir parti kurup eski gücünü tekrar kazanma gayretinde olduğu da geri plana atılmamalı. Çünkü siyasetin her an her şey olabilir realitesi günümüze kadar ulaşmıştır.

AKP’lilerin iddiasına göre ise, HDP’nin izlediği politikadan, yöneticilerin tavrından ve kendi önerilerine tam olarak uyulmamasından, sözünün dinlenmemesinden yakındığı iddia edilen Öcalan’ın, HDP’ye alternatif yeni Kürt partisi oluşumuna desteğini açıklamasıyla HDP’den kopmaların yaşanacağı ileri sürülüyor.

HDP teorik olarak her ne kadar Kandil’den uzak görünse de gerçeklikte Kandil’den bağımsız bir parti değil. Fakat önemli olan “Kandil’in eski hükmü parti üzerinde var mıdır, yok mudur?” sorusudur.

‘Kürtler, Öcalan’ı dinlememişti’

Oylarını Kürt milletinden alan ama siyasetini Türk solu üzerine kurduğunu gizlemeyen HDP’nin, Kürtlerden uzaklaştığı aynı zamanda Kürtlerin de HDP’ye alternatif bir parti aradıkları birçok kesim tarafından da dillendirilen bir durumdu.  Fakat söz konusu bir alternatif partinin İktidarın, Öcalan jokeri çerçevesinde kurulması artık Kürt halkı tarafından etkileneceği olağanüstü bir durum değildir.

Çünkü ertelenen İstanbul seçimleri öncesi Öcalan’ın mektubu olduğu söylenen açıklamada, “AKP’ye destek verin’ çağrısı açıkça yer alırken, Kürtlerin Öcalan’ı dinlemeyerek kendi iradelerini kullandığı da gözlemlenmişti.

Kurulacağı iddia edilen Kürt partisi kimlerden oluşacak? Kürt siyasetinde öne çıkan isimler ya sürgünde ya cezaevinde. Kürtlerin çoğu bu durumda bile onlardan gelen iki çift sözle hareketlerini belirlerken, iktidar destekli partiyi hangi Kürtler oluşturacak doğrusu merak konusu.

Çünkü Kürt medyasında da böyle bir kulis bilgisi dolaşıyor değil. Bu iddialar ne kadar doğru bilinmez ama yukarıda da belirttiğimiz gibi, bir algı yoklaması üzerinden yeni bir partinin zeminine yer var mı yok mu çalışması da yapılıyor olabilir.