image

PeyamaKurd - Almanya 2019’da seçim maratonu yaşayacak. Almaya’daki seçmenler 26 Mayıs’ta AP’ye seçilecek milletvekilleri için oy kullanacak. Kimi eyaletlerde ise AP milletvekillerinin yanı sıra hem parlamento hem de belediye seçimleri için sandıklar kurulacak.

Seçimlerde boy gösterecek olan Almanya Marksist Leninist Partisi (MLPD), propaganda sürecide ülkede yaşayan Kürtleri oylarını almak adına, ‘Kürtlerin Bağımsızlık’ mücadelesi üzerinden de politika üretmekten geri durmadı.

MLPD ve benzer sol partiler, Almanya’nın Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bazı kentlerde ‘Kürdistana Bağımsızlık’ pankartları asarak, ülkede yaşayan Kürtlerin oylarını almaya çalışıyor.  

Bilindiği üzere Almanya’da 2 milyona yakın Kürt yaşamakta ve bunlardan 500 binin üzerinde kişi ise yasal olarak oy kullanma hakkına sahip.

17 Ekim Devrimi’nden bu yana, Kürtleri sürekli biçimde ‘Parça, bütüne feda edilir’ stratejisine kurban eden Komünistlerin, son günlerde dünya gündeminde adından sıkça söz ettiren Kürtlerin oylarına tekrar talip olması gözlerden kaçmayan bir dikkat olarak ilgi çekmekte.

‘Kürtleri politik Pazar olarak kullanıyorlar!’

Nasıl ki Kürtlerin kardeşliği ‘Türkiye’de seçim dönemlerinde popüler bir argümana dönüşüyor ve o dönem içinde sürekli daha çok dillendiriliyorsa, Almanya’da MLPD’nin yaptığı ‘Kürdistan’a Bağımsızlık’ pankartlarını asması da bundan farklı bir durum olarak görülmemeli.

Kürt milletini bir ticari Pazar yeri olarak gören çoğu kesim, kurum ve oluşum; kendi işlerinin başarıya ulaşması için, Kürtlerin en hassas ve derin noktalarını kullanarak ticari mekanizma oluşturuyor ve bu mekanizmaya göre strateji üretiyorlar.

Tarihten günümüze dek süregelen bu tip gösterişler, bu stratejiyi üretenler arasında neredeyse küresel bir simsarlığa dönüşmüş durumda!