image

PeyamaKurd-Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani Al-Monitor'e yaptığı açıklamada, Beyaz Saray ve İran’dan ayrı davetler aldıklarını, ancak iki ülkeye gerçekleştirilecek ziyaret tarihlerinin henüz belli olmadığını söyledi.

Rojava'daki gelişmelere ilişkinde açıklamalarda bulunan Barzani, "Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov- ile bir süre önce görüştüğümde, özellikle Kürtler ile rejim arasındaki anlaşmayı ilerletmesine yardım etmesini istedim. Başkan Putin'in buna daha fazla çaba göstermesi gerektiğine inanıyorum" dedi.

3 Ocak’ta öldürülen ABD tarafından Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani sonrası gelişmeler ve Bağdat ile Erbil ilişkilerini Al-Monitor’den Amberin Zaman’a değerlendiren Barzani, Washington ve Tahran tarafından resmi davet aldıklarını fakat ziyaret tarihinin henüz belli olmadığını aktardı.

Kürdistan Bölgesi Başkanı, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’nin geçen yılın son ayında Erbil’i ziyaretinde Beyaz Saray’a davet ettiğini, bu yılki Davos Zirvesi’nde de Pence ile bir araya geleceğini kaydetti.

Davos’ta ABD Başkanı Donald Trump ile görüşüp görüşmeyeceği? sorusuna ise Barzani, “Öncelikle Trump’ın Davos’a katılıp katılmayacağını bilmemiz gerekiyor” yanıtını verdi.

‘Lavrov’dan Suriye’deki Kürtler ile rejim arasındaki anlaşma için yardım istedim’

Rojava’da gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde buluna Kürdistan Bölgesi Başkanı, şunları söyledi:

İlke olarak Suriye'deki Kürt sorununun Suriye sınırları içinde çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Şam'daki rejimin şimdi olduğundan daha fazla varlığı olması gerektiğine inanıyorum. Suriye Kürtleri Suriye'nin bir parçasıdır. Ne yazık ki, Baas zihniyeti bir duvardır. Ancak Ruslar bir fark yaratabilir. -Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştüğümde, özellikle Kürtler ile rejim arasındaki anlaşmayı ilerletmesine yardım etmesini istedim. Başkan Putin'in buna daha fazla çaba göstermesi gerektiğine inanıyorum.”

‘Kandil'deki PKK ile ilişkilerini kesmelerini söyledim’

Rojava’ya tavsiyede bulunduğunu aktaran Barzani, “Geçmişte, bugün ve gelecekte tavsiyemiz şu idi; Suriyeli Kürtlerin rejimle anlaşmaya varmanın bir yolunu bulmalarıydı. Onlara - Rojava yönetimine- ayrıca Kandil'deki PKK ile ilişkilerini kesmelerini söyledim” açıklamasında bulundu.

Amberin Zaman’ın, “9 Ekim'den önce Türkiye'nin kuzeydoğu Suriye'de işgaline başlamasıyla DSG, Türkiye'ye birçok devriye anlaşmasını kabul ederek Türk-ABD devriyelerini birleştirme ve sınırdan güçleri geri çekme konusunda anlaştı. Bu da ‘provoke’ olarak nitelendiriliyor, sorusuna ise Barzani,

“O zaman muhtemelen çok geç kalmıştı. Onlara yıllardır kendilerini PKK'dan koparmalarını ve bugün sahip olduğumuz bu sonucu engellemek için Türkiye'nin endişelerini anlamaya çalıştıklarını söylüyorduk. Her halükarda yapmaları gereken, Türkiye'yi ve uluslararası toplumu PKK'nın daha geniş gündeminin bir parçası olmadığına ikna etmektir. Mevcut durumda, durumun iyileşme şansının çok az olduğunu görüyorum” diye cevapladı.

‘Irak meseleyi diyalog yolu ile çözmek istiyor’

Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin geçen hafta Erbil’i ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Neçirvan Barzani, şunları aktardı:

“Başbakan Adil Abdulmehdi'nin birkaç gün önce yaptığı ziyaret sırasında, sahip olduğumuz izlenim, bu meseleyi diyalog yoluyla çözmeye çalıştığı yönündeydi. Irak'taki ABD ve koalisyon güçlerinin gelecekteki mevcudiyeti için, eğer yeniden yapılandırırsanız, yeni bir formül bulmak olacaktır. ABD ve koalisyon güçlerinin varlığının tüm Irak için bir zorunluluk olduğuna inanıyoruz. Başbakan Abdulmehdi’de buna katılıyor. Durumdan endişe duyuyor, pragmatik bir adam ve Irak'ta bu güçlerin gelecekteki varlığını yeniden biçimlendirmek, yeniden tanımlamak istiyor. Irak ve ABD arasındaki ilişkilerin medya aracılığıyla düzenlenmesi gerektiğini düşünmüyorum. Bu yararsızdır.”

‘Bağdat'tan olumsuz bir tepki vermeye mecbur kaldı’

Irak yönetiminin Kasım Süleymani suikasti sonrası ABD’ye ülkeyi terk etmesi yönündeki açıklamaları için ise Barzani, “Bence Irak başbakanı olarak şikâyet hakkına sahip. Bilgisi olmadan havaalanı yakınlarındaki Irak topraklarında böyle büyük bir operasyonun gerçekleştirilmesi Bağdat'tan olumsuz bir tepki vermeye mecbur kaldı” ifadelerini kullandı.

 ‘İran’dan korkmuyor, saygı duyuyoruz’

“İran'dan korkuyor musunuz?” sorusuna ise karşılık olarak Barzani, “Hayır, İran'dan korkmuyoruz, ancak İran'a saygı duyuyoruz” cevabını verdi.

‘Arabuluculuk yapıyoruz’

Washington ve Bağdat arasında potansiyel bir arabulucu olarak gördüklerini belirten Barzani,“Bu açıdan rolümüzü yapıyoruz ve yerine getireceğiz. Bunu gerçekten yapmak Irak'ın çıkarlarını ve Washington ile Bağdat arasındaki ilişkilerin istikrarını da koruyor” açıklamasında bulundu.